noun

harm

zarar, hasar, kötülük

The storm did a lot of harm.

Fırtına çok zarar verdi.

There's no harm in trying.

Denemekten zarar gelmez.

((birine/bir şeye)) zarar vermek birine veya bir şeye hasar vermek. Fırtına evlere çok zarar verdi.

((-ing))'de bir sakınca yok bir şeyi yapmanın yanlış veya riskli olmaması. Yardım istemekte bir sakınca yok.

Eş anlamlılar: zarar, hasar, incinme; Zıt anlamlılar: fayda, iyilik

Eski İngilizce'de 'acı, yaralanma, keder' anlamına gelen 'hearm' kelimesinden gelir.

'Harm' (zarar) tehlikesi olduğunda çalan bir 'alarm' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.