adjective

harmful

zararlı, muzır

This chemical is harmful to the environment.

Bu kimyasal çevre için zararlıdır.

It has a harmful effect on children.

Çocuklar üzerinde zararlı bir etkisi var.

((birine/bir şeye)) zararlı birine veya bir şeye zarar veren. Güneş ışınları cildinize zararlı olabilir.

zararlı bir ((etki/tesir)) olumsuz bir sonuç. Politikanın ekonomi üzerinde zararlı bir etkisi oldu.

Eş anlamlılar: zararlı, dokunaklı, incitici; Zıt anlamlılar: zararsız, faydalı

'Harm' (zarar) + 'dolu' anlamına gelen '-ful' ekinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'zarar dolu'.

'Harmful' bir şeyin 'harm' (zarar) ile 'full' (dolu) olduğunu unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.