verb

harry

taciz etmek, rahatsız etmek, sürekli saldırmak

The small boats harried the enemy coastline.

Küçük tekneler düşman sahil şeridini sürekli taciz etti.

He was harried by constant demands for money.

Sürekli para talepleriyle rahatsız ediliyordu.

((birini/bir şeyi)) (birini/bir şeyi) taciz etmek, rahatsız etmek The reporters harried the politician with questions.

Synonyms: pester, annoy, torment, attack; Antonyms: soothe, comfort, aid

Eski İngilizce'de 'savaş açmak, talan etmek' anlamına gelen 'hergian' kelimesinden gelir ve 'here' (ordu) ile ilişkilidir.

Sürekli sizi rahatsız eden 'harika' (!) bir komşu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.