verb

has

sahip olmak, var

He has a new bicycle.

Onun yeni bir bisikleti var.

She has finished her homework.

Ödevini bitirdi.

He has to leave now.

Şimdi gitmesi gerekiyor.

((sb.)) ((sth.)) - bir şeye sahip olmak. He has a new bicycle.

((sb.)) ((past participle)) - present perfect zamanı oluşturmak için yardımcı fiil olarak kullanılır. She has finished her homework.

((sb.)) ((to-inf)) - bir şey yapmak zorunda olmak. He has to leave now.

Synonyms: possesses (sahip), owns (malik); Antonyms: lacks (yoksun)

Eski İngilizce'de 'habban' (sahip olmak) fiilinin üçüncü tekil şahıs şimdiki zaman hali olan 'hæfþ' kelimesinden gelir.

'has' kelimesinin üçüncü tekil şahıs öznelerle (he, she, it) kullanıldığını unutmayın. 's' takısı tekil olduğunu belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.