verb

hate

nefret etmek

She hates spiders.

Örümceklerden nefret eder.

I hate getting up early.

Erken kalkmaktan nefret ederim.

I would hate to be late.

Geç kalmaktan nefret ederim.

((birinden/bir şeyden)) birinden/bir şeyden yoğun bir şekilde hoşlanmamak. She hates spiders.

((-ing)) bir şeyi yapmaktan hoşlanmamak. I hate getting up early.

((to-inf)) bir şeyi yapmaya isteksiz olmak. I would hate to be late.

Eş anlamlılar: loathe, detest, despise; Zıt anlamlılar: love, like, adore

Eski İngilizce'de 'nefret etmek' anlamına gelen 'hatian' kelimesinden gelir.

'hate' kelimesinin güçlü sesini düşünün - keskin, olumsuz bir his gibi geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.