verb

haunt

musallat olmak, aklından çıkmamak

A ghost is said to haunt the castle.

Kalede bir hayaletin musallat olduğu söylenir.

The memory of that day still haunts me.

O günün anısı hala aklımdan çıkmıyor.

((bir yer)) ((bir yere)) musallat olmak. A ghost haunts the old manor.

((bir şey)) ((birinin)) aklından çıkmamak. The decision to leave still haunts him.

Eş anlamlılar: plague, torment, obsess, frequent.

Eski Fransızca 'sık sık gitmek' anlamına gelen 'hanter' kelimesinden gelir.

Bir hayalet bir evi 'uğrak yeri' (haunt) yapar, bu yüzden oraya 'musallat olur' (haunts).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.