verb

have

sahip olmak, yemek, deneyimlemek, zorunda olmak

I have a new car.

Yeni bir arabam var.

We have lunch at noon.

Öğlen yemeği yeriz.

You have to finish your homework.

Ödevini bitirmek zorundasın.

She has blue eyes.

Onun mavi gözleri var.

((sth.)) bir şeye sahip olmak I have a new car.

((sth.)) bir şey yemek veya içmek We have lunch at noon.

((to-inf)) bir şeyi yapmak zorunda olmak You have to finish your homework.

((yardımcı fiil olarak)) + ((past participle)) (perfect zamanları oluşturmak için) I have finished my work.

Eş anlamlılar: possess, own, hold

Eski İngilizce'deki 'habban' kelimesinden gelir, temel bir Cermen fiilidir.

En yaygın fiillerden biri. Elinizde bir şeye 'sahip olduğunuzu' düşünün. Sahiplik, yemek, zorunluluk ve yardımcı fiil olarak kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.