adjective

heartfelt

içten, samimi, kalpten gelen

Please accept my heartfelt apologies.

Lütfen içten özürlerimi kabul edin.

She gave a heartfelt speech at the wedding.

Düğünde içten bir konuşma yaptı.

((heartfelt)) ((noun)) içten, samimi (isim) Please accept my heartfelt apologies.

Eş anlamlılar: sincere, genuine, earnest; Zıt anlamlılar: insincere, superficial

'heart' (kalp) + 'felt' ('feel' fiilinin geçmiş zaman ortacı, hissedilen) kelimelerinden gelir. Kalpten, derinden hissedilen bir şey anlamına gelir.

Göğsünüzde veya kalbinizde fiziksel olarak 'hissedebileceğiniz' kadar güçlü bir duygu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.