noun

angle

açı, köşe, bakış açısı

The two lines meet at a sharp angle.

İki çizgi dar bir açıyla birleşiyor.

Let's look at the problem from a different angle.

Soruna farklı bir açıdan bakalım.

((bir boşluk ölçüsü)) kesişen iki çizgi arasındaki boşluk. A square has four right angles.

((bir bakış açısı)) bir konuyu ele almanın belirli bir yolu. Let's look at the problem from a different angle.

corner (köşe), perspective (perspektif), viewpoint (bakış açısı), slant (eğim)

Latince 'köşe' anlamına gelen 'angulus' kelimesinden gelir.

Bir odanın 'açı' oluşturan 'köşesini' hayal edin. Ayrıca, 'bakış açısı' anlamını hatırlamak için bir kamera 'açısını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.