noun

heater

ısıtıcı, kalorifer, şofben

The room was cold, so I turned on the heater.

Oda soğuktu, bu yüzden ısıtıcıyı açtım.

We need a new water heater for the bathroom.

Banyo için yeni bir şofbene ihtiyacımız var.

((a/the heater)) bir ısıtıcı Isıtıcı odayı sıcak tutar.

Eş anlamlılar: radiator, stove, furnace

'heat' (ısı) kelimesine, 'ısıtan şey' anlamına gelen '-er' eyleyen ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir şeyleri 'daha sıcak' (hotter) yapan bir nesne düşünün. '-er' eki genellikle bir eylemi yapan kişiyi veya şeyi belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.