noun

heaven

cennet, gökyüzü

She believes her grandfather is in heaven.

Büyükbabasının cennette olduğuna inanıyor.

This chocolate cake is absolute heaven.

Bu çikolatalı kek tam bir cennet.

For heaven's sake, be quiet!

Cennet aşkına, sessiz ol!

in heaven cennette They believe they will meet again in heaven.

(sth.) is heaven (bir şey) cennet gibidir After a long day, a hot bath is heaven.

Synonyms: paradise, bliss, utopia; Antonyms: hell, underworld

Eski İngilizce'de 'gökyüzü, Tanrı'nın meskeni' anlamına gelen 'heofon' kelimesinden gelir.

'Seven' (yedi) kelimesini düşünün. 'Mutluluktan havalara uçmak' (seventh heaven) aşırı mutluluk için yaygın bir ifadedir. 'Heaven' kelimesi 'seven' kelimesine biraz benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.