adverb

heavily

ağır bir şekilde, yoğun bir şekilde, şiddetle

It was raining heavily.

Şiddetli yağmur yağıyordu.

He was breathing heavily.

Ağır ağır nefes alıyordu.

The company invested heavily in new technology.

Şirket yeni teknolojiye büyük yatırım yaptı.

She sighed heavily.

Ağır bir şekilde iç çekti.

((fiil)) heavily (bir şeyi) büyük bir güçle veya derecede yapmak It was raining heavily.

heavily ((involved/invested)) in ((sth.)) (bir şeye) büyük ölçüde dahil olmak/yatırım yapmak They are heavily involved in the project.

Eş anlamlılar: intensely, severely, greatly; Zıt anlamlılar: lightly, gently

'heavy' (ağır) sıfatına zarf eki '-ly' eklenmesiyle oluşur. 'Heavy', Eski İngilizce'de 'ağırlığı olan' anlamına gelen 'hefig' kelimesinden gelir.

Büyük bir ağırlığı veya gücü olan bir şey düşünün. Eğer yağmur 'heavy' (şiddetli) ise, 'heavily' (şiddetle) yağıyordur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.