adjective

hectic

telaşlı, yoğun, heyecanlı

It was a hectic day at the office.

Ofiste telaşlı bir gündü.

Life has been quite hectic recently.

Hayat son zamanlarda oldukça yoğundu.

hectic ((isim)) telaşlı bir (isim) Ofiste telaşlı bir gündü.

Eş anlamlılar: telaşlı, yoğun, hummalı; Zıt anlamlılar: sakin, huzurlu, dingin

Yunanca 'hektikos' (alışılmış) kelimesinden gelir, 'hexis' (alışkanlık, durum) ile ilgilidir.

'Hectic' bir gün o kadar yoğundur ki, 'heykeltıraş' gibi zamanı yontmak istersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.