heighten
Çeviri
yükseltmek, artırmak, şiddetlendirmek
Örnekler
The tension in the room began to heighten.
Odadaki gerilim artmaya başladı.
This will heighten the risk of an accident.
Bu, kaza riskini artıracaktır.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyi) artırmak veya daha yoğun hale getirmek. This will heighten the risk of an accident.
((nesne yok)) daha yüksek veya daha yoğun hale gelmek. The tension in the room began to heighten.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'height' isminden ve 'yapmak veya olmak' anlamına gelen '-en' fiil ekinden türemiştir. 'widen' veya 'strengthen' kelimelerine benzer.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin sadece fiziksel olarak değil, yoğunluk veya miktar olarak daha fazla 'yüksekliğe' sahip olmasını sağlamak olarak düşünün.