adjective

angry

kızgın, öfkeli

She was angry with him.

Ona kızgındı.

He sent an angry letter.

Öfkeli bir mektup gönderdi.

The sea looks angry today.

Deniz bugün hırçın görünüyor.

angry ((with sb.)) (birine) kızgın olmak She was angry with him.

angry ((about/at sth.)) (bir şeye) kızgın olmak I was angry about the delay.

an angry ((noun)) öfkeli bir (isim) He sent an angry letter.

Synonyms: furious, cross, annoyed; Antonyms: calm, happy, pleased

Eski Norsça'da 'keder, eziyet' anlamına gelen 'angr' kelimesinden gelir. 'angst' (kaygı) ile ilgilidir.

Birinin yüzünün öfkeden kızardığını hayal edin. Bu temel bir duygudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.