noun

hem

kenar, baskı, kıvrım

The hem of her dress was torn.

Elbisesinin kenarı yırtılmıştı.

She needs to sew the hem of the curtains.

Perdelerin kenarını dikmesi gerekiyor.

((bir şeyin)) kenarı katlanıp dikilmiş bir giysi parçası kenarı Elbisesinin kenarı yırtılmıştı.

Synonyms: edge, border, fringe

Eski İngilizce'deki 'sınır' veya 'kenar' anlamına gelen 'hemm' kelimesinden.

Aynı zamanda bir fiildir: 'to hem' kumaşın kenarını dikmek anlamına gelir. 'to hem someone in' ifadesi birini kuşatmak veya kısıtlamak anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.