noun

anguish

ıstırap, keder, acı

He experienced the anguish of losing a child.

Bir çocuğunu kaybetmenin ıstırabını yaşadı.

Her face was full of anguish.

Yüzü ıstırapla doluydu.

((bir şeyin)) ıstırabı (bir şeyin) ıstırabı She felt the anguish of defeat.

((ıstırap içinde)) ıstırap içinde olmak He cried out in anguish.

Eş anlamlılar: agony, torment, suffering; Zıt anlamlılar: joy, happiness, comfort

Latince 'angustia' (darlık, sıkıntı) kelimesinden gelir, 'anger' (öfke) ve 'anxious' (endişeli) ile ilgilidir.

Türkçedeki 'angarya' kelimesini düşünün. Angarya işler insana ıstırap verir. 'Anguish' de benzer bir kökten gelen yoğun bir acıyı ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.