adjective

hereditary

kalıtsal, ırsi

It is a hereditary disease.

Bu kalıtsal bir hastalıktır.

The title is hereditary.

Unvan kalıtsaldır.

hereditary ((noun)) kalıtsal Blue eyes are a hereditary trait.

Eş anlamlılar: genetic (genetik), inherited (kalıtsal), congenital (doğuştan); Zıt anlamlılar: acquired (edinilmiş), environmental (çevresel)

Latince 'hereditarius' kelimesinden gelir, bu da 'mirasçı' anlamına gelen 'heres'ten türemiştir. '-ary' eki onu sıfat yapar.

İçinde 'heir' (mirasçı) kelimesini barındırır (h-ere-ditary). Kalıtsal bir şey bir 'mirasçıya' geçer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.