noun

heritage

miras, kalıt

The castle is part of our national heritage.

Kale, ulusal mirasımızın bir parçasıdır.

They are proud of their cultural heritage.

Kültürel miraslarıyla gurur duyuyorlar.

((adjective)) + heritage belirli bir toplumun kültürüne ait özellikler. They are proud of their cultural heritage.

Synonyms: legacy, inheritance, tradition, culture

Eski Fransızca 'miras almak' anlamına gelen 'heriter' kelimesinden gelir ve 'heir' (mirasçı) ile ilgilidir.

'Heri-' kısmı 'heir' (mirasçı) kelimesinden gelir ve '-age' bir koleksiyonu belirtir. Yani, nesilden nesile aktarılan şeylerin koleksiyonudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.