adjective

hidden

gizli, saklı, görünmeyen

The house had a hidden garden.

Evin gizli bir bahçesi vardı.

There may be hidden costs.

Gizli maliyetler olabilir.

Her true feelings remained hidden.

Gerçek hisleri gizli kaldı.

((isimden önce)) bulunması kolay olmayan bir şeyi tanımlama The house had a hidden garden.

((yüklem sıfatı olarak)) gizlenmiş durumda olma Her true feelings remained hidden.

Eş anlamlılar: concealed, secret, unseen; Zıt anlamlılar: visible, obvious

'hide' fiilinin geçmiş zaman ortacı. '-en' eki, sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortaçlarında yaygındır (örn. broken, written).

'Gizli' ('hidden') bir hazine düşünün. Birisinin gözden uzak bir yere koyduğu bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.