high
Çeviri
yüksek, pahalı
Örnekler
The mountain is very high.
Dağ çok yüksek.
She has a high position in the company.
Şirkette yüksek bir konumu var.
The prices are too high.
Fiyatlar çok yüksek.
He spoke in a high voice.
Yüksek bir sesle konuştu.
Dilbilgisi Kalıpları
((isim)) + high ((isim)) yüksek The mountain is high.
a high + ((isim)) yüksek bir ((isim)) O yüksek bir bina.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: tall, elevated, lofty; Zıt anlamlılar: low, short
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'yüksek, uzun' anlamına gelen 'hēah' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Yüksek bir dağa tırmandığınızı ve tepeden 'Hi!' (Merhaba!) diye bağırdığınızı hayal edin.