adjective

higher

daha yüksek

This mountain is higher than the hill.

Bu dağ tepeden daha yüksek.

She has a higher position in the company.

Şirkette daha yüksek bir pozisyonu var.

He aims higher than his peers.

Akranlarından daha yükseği hedefliyor.

((daha yüksek)) ((...-den/dan)) bir şeyden veya birinden daha yüksek Bu dağ tepeden daha yüksek.

Eş anlamlılar: taller, greater; Zıt anlamlılar: lower, shorter

Eski İngilizce'deki 'hēah' (yüksek) kelimesinin karşılaştırma hali olan 'hīerra'dan gelir. '-er' eki karşılaştırma belirtir.

Yüksek atlamacının öncekinden 'high-er' (daha yükseğe) atlamaya çalıştığını düşünün. '-er' eki 'daha fazla' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.