adjective

highest

en yüksek

This is the highest building in the city.

Bu, şehirdeki en yüksek bina.

She received the highest score on the test.

Testte en yüksek puanı o aldı.

((en yüksek)) ((isim)) en yüksek Bu, şehirdeki en yüksek bina.

Eş anlamlılar: tallest, top, greatest; Zıt anlamlılar: lowest, shortest

Eski İngilizce'deki 'hēah' (yüksek) kelimesinin üstünlük hali olan 'hīehsta'dan gelir. '-est' eki üstünlük belirtir.

Bir şeyin en 'high-est' (en yüksek) noktasını, zirvesini düşünün, bir dağın zirvesi veya bir test puanı gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.