pronoun

himself

kendini, kendisi

He hurt himself playing football.

Futbol oynarken kendini yaraladı.

He cooked the dinner himself.

Yemeği kendisi pişirdi.

((fiil)) ((himself)) (dönüşlü: kendini) He taught himself to play the guitar.

((fiil)) ((bir şey)) ((himself)) (vurgulu: kendisi) The manager wrote the report himself.

Eşanlamlılar: on his own (kendi başına)

'him' (onu) ve 'self' (kendi) kelimelerinin birleşimidir.

Özne ve nesne aynı erkek kişi ('he') olduğunda veya özneyi vurgulamak için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.