adjective

historical

tarihsel, tarihi

She is doing historical research for her book.

Kitabı için tarihsel bir araştırma yapıyor.

This is a historical novel set in the 18th century.

Bu, 18. yüzyılda geçen tarihi bir romandır.

We need to look at the historical context.

Tarihsel bağlama bakmamız gerekiyor.

historical ((isim)) tarihsel, tarihi. She is doing historical research.

Eş anlamlılar: olgusal, belgelenmiş, geçmiş

'history' + sıfat yapan '-ical' ekinden türemiştir.

'Historical' sadece tarihle veya geçmiş olaylarla *ilgili* anlamına gelir. 'Tarihsel bir belge' sadece eski bir belgedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.