verb

hoard

istiflemek, stoklamak, biriktirmek

He hoards old newspapers in his attic.

Tavan arasında eski gazeteleri istifliyor.

People began to hoard food during the lockdown.

İnsanlar karantina sırasında yiyecek stoklamaya başladı.

((bir şeyi)) büyük miktarda (bir şeyi) toplayıp saklamak He hoards old newspapers.

Eş anlamlılar: stoklamak, biriktirmek; Zıt anlamlılar: israf etmek, dağıtmak

Eski İngilizce'de 'hazine' anlamına gelen 'hord' kelimesinden gelir. Eşyaları bir hazine gibi görmeyi ima eder.

Bir ejderhanın mağarasında altın İSTİFLEDİĞİNİ (hoarding) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.