noun

hoarding

reklam panosu, istifçilik

A new hoarding was put up for the concert.

Konser için yeni bir reklam panosu asıldı.

The hoarding of food became a problem during the crisis.

Kriz sırasında gıda istifçiliği bir sorun haline geldi.

((sth.)) için bir reklam panosu bir reklam panosu A new hoarding was put up for the concert.

((of sth.)) (...nın) istifçiliği bir şeyi toplama eylemi The hoarding of food is a problem.

reklam panosu, istifçilik, biriktirme

Eski Fransızca'da 'engel, çit' anlamına gelen 'horde' kelimesinden gelir, bir şeyleri çevreleme fikriyle ilgilidir.

İngiliz İngilizcesinde, yol kenarındaki büyük bir panoda toplanmış bir reklam 'istifi' (hoard) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.