noun

holding

hisse, mülk, arazi

The company has large holdings in Asia.

Şirketin Asya'da büyük iştirakleri var.

He sold his share holdings for a profit.

Hisselerini kârla sattı.

The farm is a small holding of ten acres.

Çiftlik on dönümlük küçük bir arazidir.

holdings in (a company/country) (bir şirketteki/ülkedeki) iştirakler The fund has large holdings in tech companies.

share holdings hisse senetleri He declared all his share holdings.

a small/large holding küçük/büyük bir arazi They live on a small holding in Wales.

Synonyms: assets, shares, property, estate

'hold' (sahip olmak) fiiline, isim yapan '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Mülkiyet açısından şu anda 'elinizde tuttuğunuz' hisse senedi veya arazi gibi şeyleri düşünün. Genellikle çoğul haliyle 'holdings' olarak kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.