holds
Çeviri
tutmak, düzenlemek, içermek, zaptetmek
Örnekler
She holds the keys in her hand.
Anahtarları elinde tutuyor.
The bottle holds one litre of water.
Şişe bir litre su alır.
The school holds a sports day every year.
Okul her yıl bir spor günü düzenler.
Please hold the line.
Lütfen hatta kalın.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) tutmak She holds the keys.
((bir şeyi)) içermek The box holds old photos.
((bir şeyi)) düzenlemek We hold a meeting every week.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: grasp (kavramak), keep (saklamak), contain (içermek); Zıt anlamlılar: release (bırakmak), drop (düşürmek)
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'saklamak, yönetmek' anlamına gelen 'haldan' kelimesinden türemiştir.
Hafıza İpuçları
Ağır bir nesneyi 'tuttuğunuzu' (hold) hayal edin; onu sabit ve güvende tutmanız gerekir.