adjective

homesick

vatan hasreti çeken, sıla hasreti çeken

She felt homesick at summer camp.

Yaz kampında vatan hasreti çekti.

I was a bit homesick at first.

Başta biraz sıla hasreti çektim.

((to be/feel)) homesick evden uzakta olduğun için üzgün hissetmek She was homesick for her family.

Eş anlamlılar: nostalgic; Zıt anlamlılar: content, settled

'home' (ev) + 'sick' (hasta) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime. Kelimenin tam anlamıyla 'ev' için 'hasta' olmak.

'Evinizi' çok özlediğiniz için fiziksel olarak 'hasta' hissettiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.