adjective

homogeneous

homojen, türdeş, tekdüze

The population of the village is very homogeneous.

Köyün nüfusu çok homojendir.

Mix the ingredients until they are homogeneous.

Malzemeleri homojen olana kadar karıştırın.

((adjective)) + ((noun)) homojen Bu homojen bir öğrenci grubudur.

olmak + ((adjective)) homojen olmak Karışım homojen olmalıdır.

Eş anlamlılar: uniform (tek tip), consistent (tutarlı); Zıt anlamlılar: heterogeneous (heterojen), diverse (çeşitli)

Yunanca 'homos' (aynı) ve 'genos' (tür, ırk) kelimelerinden gelir. 'Aynı türden' anlamına gelir.

'Homo', 'aynı' demektir (homosexual gibi). 'Geneous', 'genler' veya 'tür' ile ilgilidir. Yani, 'aynı tür'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.