verb

hone

geliştirmek, bilemek

She honed her skills as a writer.

Yazar olarak becerilerini geliştirdi.

He honed the blade carefully.

Bıçağı dikkatlice biledi.

((bir şeyi)) (bir beceriyi) geliştirmek She honed her skills as a writer.

((bir şeyi)) (bir bıçağı) bilemek He honed the blade carefully.

Eş anlamlılar: sharpen, whet, perfect, refine

Eski İngilizce'de 'taş' anlamına gelen ve bileme için kullanılan bir bileği taşına atıfta bulunan 'hān' kelimesinden gelir.

'Home' (ev) kelimesine benziyor. Becerilerinizi genellikle evde pratik yapar ve 'geliştirirsiniz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.