verb

honouring

onurlandırmak, saygı göstermek, yerine getirmek, kabul etmek

We are honouring the soldiers who died.

Ölen askerleri onurlandırıyoruz.

He must honour his promise to pay.

Ödeme sözünü yerine getirmeli.

The bank will honour the cheque.

Banka çeki ödeyecektir.

((sb./sth.)) (birine/bir şeye) saygı göstermek, onurlandırmak Ölen askerleri onurlandırıyoruz.

((sth.)) (bir yükümlülüğü veya sözü) yerine getirmek Ödeme sözünü yerine getirmeli.

Eş anlamlılar: saygı duymak, hürmet etmek, yüceltmek; Zıt anlamlılar: rezil etmek, utandırmak

Eski Fransızca 'onor' kelimesinden, o da Latince 'onur, haysiyet, makam, itibar' anlamına gelen 'honor' kelimesinden gelir.

Birine bir 'onur' (ödül) vermenin, onu 'onurlandırmanın' bir yolu olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.