noun

hook

kanca, çengel, olta iğnesi, cazibe

Hang your coat on the hook.

Paltonu askıya as.

He put a worm on the fishing hook.

Olta iğnesine bir solucan taktı.

The song has a great hook.

Şarkının harika bir nakaratı var.

((bir)) kanca eğri bir metal parçası There is a hook on the door.

((kancada)) bir askıda veya kancada Hang your coat on the hook.

Eş anlamlılar: askı, kanca, toka, mandal

Eski İngilizce'de bükülmüş bir metal parçası anlamına gelen 'hōc' kelimesinden gelmektedir.

Bir şeyleri 'çengellemek' veya yakalamak için kullanılan kavisli şekli hayal edin. Soru işaretine benziyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.