noun

hopes

umutlar, beklentiler

He has high hopes for the future.

Gelecek için büyük umutları var.

My hopes were dashed when I failed.

Başarısız olunca umutlarım yıkıldı.

((bir şeye dair)) umutlar ((sth.)) için umutlar Takımın başarısı için büyük umutları var.

Eş anlamlılar: emeller, hayaller, dilekler; Zıt anlamlılar: umutsuzluk, korkular

Eski İngilizce 'hopa' (umut, beklenti) kelimesinden gelir.

'Hopes' kelimesini gelecek için tuttuğunuz birden fazla dilek gibi düşünün, yukarı süzülen baloncuklar gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.