noun

horn

boynuz, korna, korn

A bull has two sharp horns.

Bir boğanın iki keskin boynuzu vardır.

She plays the French horn.

O, Fransız kornosu çalar.

The driver sounded his horn.

Sürücü kornasını çaldı.

((bir hayvanın)) boynuzu A bull has two sharp horns.

((bir müzik aleti)) korno She plays the French horn.

((bir aracın)) kornası The driver sounded his horn.

Eş anlamlılar: (hayvan) antler (geyik boynuzu); (araç) hooter, klaxon

Proto-Cermen dili *hurną'dan, Proto-Hint-Avrupa kökü *ḱerh₂-'den ('baş, boynuz') gelir.

Bir tek boynuzlu atın (unicorn) bir arabada Fransız kornosu (French horn) çaldığını ve kornaya (horn) bastığını hayal edin. Tek kelime, üç farklı imge.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.