noun

host

ev sahibi, sunucu, ağırlamak, sunmak

He was a very good host at the party.

Partide çok iyi bir ev sahibiydi.

She is the host of a popular TV show.

Popüler bir TV programının sunucusudur.

Which country will host the next World Cup?

Bir sonraki Dünya Kupası'na hangi ülke ev sahipliği yapacak?

((sth.'ın)) ev sahibi misafirleri olan kişi Partinin ev sahibi oydu.

((sth.'a)) ev sahipliği yapmak bir etkinliği organize etmek ve yer, yiyecek vb. sağlamak They are hosting a dinner party.

Eş anlamlılar: (isim) presenter, organiser; (fiil) present, stage

Latince 'misafir', 'ev sahibi' veya 'yabancı' anlamına gelen 'hospes' kelimesinden gelir. İlginç bir şekilde, 'guest' (misafir) de aynı kökü paylaşır.

Bir 'host' (ev sahibi) misafirleri ('guests') ağırlar. Bir TV 'host'u (sunucu) izleyicileri karşılar. Bir ülke diğer ülkeler (misafirler) için bir etkinliğe 'host'luk (ev sahipliği) yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.