verb

hound

peşini bırakmamak, rahatsız etmek, taciz etmek

The press hounded the celebrity everywhere.

Basın, ünlünün peşini her yerde bırakmadı.

He was hounded by creditors for months.

Aylarca alacaklılar tarafından rahatsız edildi.

((birini)) (birini) amansızca takip etmek veya rahatsız etmek The press hounded the celebrity everywhere.

Eş anlamlılar: pester, harass, pursue, chase

Eski İngilizce'deki 'hund' (köpek) kelimesinden gelir. Fiil hali, bir av köpeğinin avını amansızca takip etme eylemini yansıtır.

Birini amansızca kovalayan bir av köpeği sürüsü hayal edin. Bu görüntü, birini 'rahatsız etmek' (to hound) anlamını yakalar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.