noun

hub

merkez, göbek, aktarma merkezi

The airport is a major international hub.

Havaalanı önemli bir uluslararası aktarma merkezidir.

The city is a hub of innovation.

Şehir bir yenilik merkezidir.

The hub of the wheel was broken.

Tekerleğin göbeği kırıktı.

a ((of sth.)) bir şeyin merkezi Şehir bir yenilik merkezidir.

a ((for sth.)) bir şey için merkez Havaalanı uluslararası uçuşlar için bir merkezdir.

Eş anlamlılar: centre, core, pivot, nexus

Başlangıçta bir tekerleğin orta kısmı anlamına geliyordu. Anlamı mecazi olarak genişledi.

Bir bisiklet tekerleği hayal edin: tüm teller merkezdeki 'göbeğe' (hub) bağlanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.