verb

annoy

kızdırmak, canını sıkmak, rahatsız etmek

His constant tapping started to annoy me.

Sürekli tıkırdatması canımı sıkmaya başladı.

Please don't annoy your little sister.

Lütfen küçük kız kardeşini rahatsız etme.

((sb.)) (birini) rahatsız etmek His loud music annoys the neighbours.

Synonyms: irritate, bother, vex, pester; Antonyms: please, soothe, delight

Eski Fransızca 'enoiier' (yormak, üzmek) kelimesinden, o da 'enoi' (sıkıntı) kelimesinden türemiştir.

Biraz 'a noise' (bir gürültü) gibi ses çıkarır. Sürekli bir gürültü kesinlikle sizi *rahatsız edebilir* (annoy).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.