adjective

annoyed

sinirli, rahatsız olmuş, kızgın

I was annoyed with him for being late.

Geç kaldığı için ona sinirlenmiştim.

She had an annoyed expression on her face.

Yüzünde sinirli bir ifade vardı.

((with sb.)) birine sinirlenmek I was annoyed with him.

((about/at sth.)) bir şeye sinirlenmek I was annoyed about the delay.

Eş anlamlılar: irritated, cross, vexed; Zıt anlamlılar: pleased, happy

Eski Fransızca 'anoier' (yormak, üzmek) kelimesinden gelir, Latince 'inodiare' (nefret ettirmek) ile ilgilidir. '-ed' eki, sıfat olarak kullanılan bir geçmiş zaman ortacını belirtir.

Durmayan bir vızıltı sesi düşünün - 'annoyed' olduğunuzda hissettiğiniz şey budur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.