adjective

hurried

aceleci, telaşlı, apar topar

She ate a hurried breakfast.

Aceleci bir kahvaltı yaptı.

His work was too hurried and full of mistakes.

İşi çok aceleye getirilmişti ve hatalarla doluydu.

((bir)) aceleci ((isim)) çabuk veya aceleyle yapılmış Bana aceleci bir bakış attı.

Eş anlamlılar: rushed, hasty, quick; Zıt anlamlılar: leisurely, slow, deliberate

'to hurry' (acele etmek) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

'Hurried' olan bir şey, 'to hurry' eyleminin sonucudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.