hurt
Çeviri
incitmek, acımak, yaralamak, zarar vermek
Örnekler
Be careful, that knife can hurt you.
Dikkatli ol, o bıçak sana zarar verebilir.
My leg hurts a lot.
Bacağım çok acıyor.
His words really hurt me.
Sözleri beni gerçekten incitti.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) incitmek The fall hurt his arm.
((sth.)) (bir yer) acımak My head hurts.
((sb.)) (birinin) duygularını incitmek Your comments hurt her feelings.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: injure, wound, pain; Zıt anlamlılar: heal, soothe, comfort
Etimoloji
Eski Fransızca'da 'vurmak, çarpmak' anlamına gelen 'hurter' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir şeye 'hızla çarparsanız' (hurtle) nasıl 'incinebileceğinizi' (hurt) düşünün.