noun

hut

kulübe, baraka

They lived in a small wooden hut.

Küçük bir ahşap kulübede yaşıyorlardı.

We took shelter in a mountain hut.

Bir dağ kulübesine sığındık.

küçük, basit bir bina veya barınak Küçük bir ahşap kulübede yaşıyorlardı.

Eş anlamlılar: baraka, kabin, sığınak

Eski İngilizce 'hutta' kelimesinden, muhtemelen 'hayvan derisi' ile ilgili bir Proto-Cermen kökünden gelmektedir.

'Pizza Hut' markasını düşünün. Adı, pizza yemek için küçük, basit bir yeri çağrıştırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.