verb

hypnotize

hipnotize etmek, büyülemek

He tried to hypnotize her with his voice.

Onu sesiyle hipnotize etmeye çalıştı.

The beautiful music seemed to hypnotize the audience.

Güzel müzik seyircileri hipnotize etmiş gibiydi.

((birini)) hipnotize etmek Seyircilerden gönüllü olanı hipnotize etti.

((birini)) büyülemek Konuşmacının güçlü sözleri kalabalığı hipnotize etti.

Eş anlamlılar: mesmerize, büyülemek, cezbetmek

Yunanca 'hypnos' (uyku) + '-ize' (fiil yapan ek) kelimelerinden gelir. 'Uyku durumuna sokmak' anlamına gelir.

Bir saati sallayarak birini uykulu ('hypnos') hale getirme eylemini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.