adjective

anomalous

anormal, kural dışı, olağandışı

The results of the experiment were anomalous.

Deneyin sonuçları anormaldi.

He is in an anomalous position as a leader.

Lider olarak anormal bir konumda.

anormal bir ((isim)) Anormal bir durumdaydı. (He was in an anomalous position.)

Eş anlamlılar: abnormal, irregular, atypical; Zıt anlamlılar: normal, regular, typical

Yunanca 'an-' (değil) + 'homalos' (düz, eşit) kelimelerinden gelir. 'Düzgün olmayan' anlamına gelir.

'a-' (değil) + '-nomal' (normal gibi duyuluyor) diye düşünün. Yani 'normal olmayan'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.