verb

idealise

idealleştirmek, ülküleştirmek

He tends to idealise his childhood.

Çocukluğunu idealleştirme eğilimindedir.

Don't idealise the past; it wasn't perfect.

Geçmişi idealleştirme; mükemmel değildi.

((bir şeyi/birini)) (bir şeyi/birini) mükemmel olarak görmek veya göstermek. People often idealise their heroes.

Eş anlamlılar: romantikleştirmek, yüceltmek, çekici göstermek; Zıt anlamlılar: şeytanlaştırmak, kötülemek

'ideal' kelimesine fiil yapan '-ise' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Bir şeyi ideal hale getirmek' anlamına gelir.

'İdealleştirmek', bir şeye 'pembe gözlüklerle' bakarak onu olduğundan daha iyi göstermektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.