noun

identity

kimlik, benlik, özdeşlik

She has a strong sense of national identity.

Güçlü bir ulusal kimlik duygusuna sahip.

The police are trying to confirm the man's identity.

Polis, adamın kimliğini doğrulamaya çalışıyor.

You need to show some form of identity.

Bir çeşit kimlik göstermeniz gerekiyor.

((bir)) kimlik ((duygusu)). Güçlü bir ulusal kimlik duygusuna sahip.

((bir çeşit)) kimlik. Bir çeşit kimlik göstermeniz gerekiyor.

Eş anlamlılar: personality, self, individuality

Geç Latince 'identitas' kelimesinden, 'aynı' anlamına gelen 'idem'den türemiştir.

Kimliğinizi gösteren 'ID' (kimlik) kartını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.