adjective

illicit

yasa dışı, gayrimeşru, yasak

He was arrested for selling illicit drugs.

Yasa dışı uyuşturucu satmaktan tutuklandı.

The company was involved in illicit financial activities.

Şirket yasa dışı mali faaliyetlere karışmıştı.

((illicit)) + isim yasa dışı bir faaliyeti veya maddeyi tanımlar The company was involved in illicit financial activities.

Eş anlamlılar: illegal, unlawful, prohibited; Zıt anlamlılar: licit, legal, lawful

Latince 'illicitus' kelimesinden gelir, 'in-' (değil) + 'licitus' (yasal).

'il-' önekini 'değil' anlamında bir olumsuzluk eki olarak ve 'licit' kelimesini 'legal' (yasal) ile ilişkili düşünün. Yani, 'yasal olmayan'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.