noun

images

resimler, görüntüler, imajlar, izlenimler

He showed me some images of his holiday.

Bana tatilinden bazı resimler gösterdi.

The book creates powerful images in the mind.

Kitap zihinde güçlü imgeler yaratıyor.

The company wants to improve its public images.

Şirket halka açık imajını geliştirmek istiyor.

((images)) ((of sth./sb.)) bir şeyin/birinin resimleri Bana tatilinden bazı resimler gösterdi.

Eş anlamlılar: resimler, fotoğraflar, temsiller, tasvirler

Latince 'benzerlik, resim' anlamına gelen 'imago' kelimesinden gelir.

'I-MAGE' kelimesini, zihnimde veya ekranda 'bir imaj yapıyorum' gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.